RuTube
Самые лучшие ролики за сегодня
Bugün en iyi videolar
1 Mayıs
1880′li yıllar, ağırlıklı olarak kol emeğinin kullanıldığı ve çalışma şartlarının çok kötü olduğu yıllardı. Küçük çocukların karın tokluğuna çalıştırılması ve 14-15 saate kadar varan iş günleri söz konusuydu.
Benim suçum mu burada çalışmak
Bir tatil gününde bunları tabiî ki yarın başlıyacak iş günü için düşündüm. Tamam hepimiz işimizi seviyoruz belli nedenlerle. Yada sevmemize gerek kalmasada gitmemiz kesinlikle gerekliliktir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Kürt Meselesi, Yazı Dizisi-I
1919-1923 Yılları Arasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Kürt Meselesi Karşısındaki Tutumu ve 1922 Tarihli Kürt Otonomisi Kanunu’nun Metni
Yüksel Mutlu, İnsan Ve Vicdan
Nisan 25, 2009 by Genelce/
Filed under Bilim, Sosyoloji, Yüksel MUTLU
Bir ırkın diğer ırklar üzerinde tahakküm kurması ve üstün olduğunu iddia etmesi başlı başına bir insan hakları ihlalidir aynı şekilde var olan bir ırkı inkar etmek ya da yok saymakta bir insan hakkı ihlalidir.Hem de en kesin şekilde ayrımcılık yapmak demektir, insanlığın uzun mücadeleler sonucu kazanımı olan Evrensel İnsan Hakları Bildirgesinde belirtilmiştir, herkesin eşitlik,adalet içinde kendini ifade etmesi ,yaşaması gerektiğini ..
Fakat ülkemizde de farklı dinlerin, aidiyetlerin, etnik kökenlerin varlığı bilinmekle , birlikte devlet daima bu farklılıkları yok saymıştır.Yok saymayla kalmamış aynı zamanda asimile etmeye, ,yok etmede dahil olmak üzere her yolu denemiş ve denemeye devam etmektedir.
BENİM GÜLÜM
Nisan 22, 2009 by Genelce/
Filed under Edebiyat, Yazar, Şiir Ve Rubailer
Mutsuzluğun penceresinden bakarken hayat bahçesine,
Solmuş güllerin arasında
Yeni gözlerini hayata açmış
Mutluluk saçan bir gül gördüm
Durdum! ve
Gülümsedim
Gözlerimi ayırmak imkansızdı.
Yanına yaklaştım elimi attım.
Koparmak nafile
Okadar güzel duruyorduki;
Koparmaya bile kıyamadım.
Uzaktan koklamakla yetindim
Sevdim çok sevdim
Sanki ilk kez aşık olmuş gibi.
Hayır sanki değil,
Evet ilk defa aşık oLdum
Böylesine güzel, böylesine harika
Başında bekledim gece gündüz
Gözyaşlarımla suladım solmasın diye.
O gül benim gülüm
Kimselerin koparmasına izin vermem
Dalındaki dikenler canımı acıtsa bile..
Genel Kurmay Başkanı’ndan topluma ve siyasete yeni ince ayar. İbarahim GÜÇLÜ
Genel Kurmay Başkanı 14 Nisan 2009 günü iki saat boyunca Harp Akademilerinde yüzlerce kişinin katıldığı bir toplantıda konuşma yaptı. Bu konuşması, Türkiye’nin tüm ulusal televizyonlarında verildi. Tüm kitleler televizyonlara kilitlendi. Türkiye Başbakanı’nın konuşmaları, tartışmasızdır ki bu kadar dikkat çeken ve önem verilen konuşmalar değildir.
Google Analytics
Yalnız Değilsiniz
Sitenizi geliştirin ve pazarlama yatırım geri dönüşünüzü arttırın.
google.jpg” alt=”google” width=”209″ height=”79″ />Google, istediğiniz trafiğin daha fazlasını çekmenize ve daha çok ziyaretçiyi müşteriye dönüştürmenize yardımcı olmak istemektedir.
Üç beş etmez duygusal zayıflıklarımız-MELEK
Bazen hayatımıza öyle biri girer ki, zayıftır o gün yüreğimiz. Ya yeni çıkmıştır acıdan, yada yeni tadıyordur acıyla uyanmaları. Toydur, yaşına bakmaksızın. Böyle anlarda en korkulan olaydır hayatına birinin girivermesi. Çünkü bu kararı biz vermeyiz. Bir gün bir yerde kesişiverir hikayelerimiz. Merhaba denir karşılıklı. Bir deniz kenarında belki de, yada bir otobüs durağında. Düşmüştü der karşı taraf yere bir şeyiniz. Uzanır alırsınız. Ve biter. O anda dünyada sizden ve ondan başka kimse yoktur.
Gülden Karaböcek – Kara Tren
Nisan 19, 2009 by Genelce/
Filed under Klip & Müzik, Video
[dailymotion x8uwiz]
Gülden Karaböcek – Kara Tren
Yükleyen guldenkarabocek
Gülden Karaböcek – Kırılsın Ellerim
Nisan 19, 2009 by Genelce/
Filed under Klip & Müzik, Video
[google 2776912757128157515]
Dünya Sahnesi ve İlizyonlar
Gösteri zamanı şimdi. Bütün kötümcül güçler atlarına binmişler; son hızlarıyla dünya sahnesine yaklaşıyorlar. Hazır mısınız? Bütün yaşamları kasıp kavuracak bir kasırgayı göğüslemeye. Hayır mı, evet mi? „-Esasında bir önemi yok elbet.“ Kalem çoktan kırıldı. Bence hazırsınız, yıllarca hazırlandınız bu felaketlere. Günlük yaşam?! Kim bilir nasıl çağrışımlar yapıyordur zihninizde. Özel mülkiyet mi? Dertler, tasalar bitip bilmeyen uğraşlar,ölümler, entrikalar, haksızlıklar,aşklar, ihanetler ve daha niceleri. Sahne açılıyor,-kapanıyor. Roller!? Psikoloji kitaplarının pek haklı nedenlerle ortaya koyduğu facialarımız; baba-anne,patron-işçi,yoksul, pezevenk, başbakan ve daha nice küstahlıklarımız. En önemli özelliğimize şimdilik bir vurgu yapmayacağım,-daha ileride.
Onlar kapanıyor, biz açıyoruz
İngiltere ekonomisini sarsan ekonomik kriz etkisini giderek artırırken Türkiyeli girişimciler Londra ekonomisinin en önemli dinamiklerinden birisi haline geliyor. Aralarında büyük zincirlerin de bulunduğu binlerce işyeri kapanırken girişimcilerimiz onlarca yeni işyerini faaliyete koydu.
Başta Londra olmak üzere Britanya’nın hemen her bölgesine yayılan Türk işletmelerinin sayısı ekonomik durgunluğa rağmen artış göstermeye devam ediyor. Türkçe yayınlanan Olay, Toplum Postası, Telgraf, Haber gibi gazetelerin arşivlerine göre, global krizin hissedilmeye başladığı Ağustos ayından Aralık ayına kadar geçen sürede onlarca yeni Türk işletmesi açıldı. Süpermarketlerden restoranlara, emlak acentelerinden mobilyacılara farklı sektörlerde faaliyet gösteren bu işletmelerin kuruluşunda, kriz dönemine karşın on binlerce sterlin harcanıyor. Bankaların kredi koşullarını zorlaştırdıkları bir dönemde biçimde artan işletmelerin en çok faaliyet gösterdiği alan süpermarket işletmeciliği. Londra ve ülke genelindeki sayıları kesin olarak bilinmemekle birlikte 800 ila 1000 arasında olduğu tahmin edilen küçük ve orta ölçekli işyerlerinin önemli bir bölümü off-license olarak tanımlanıyor. Alkol ve tütün mamülleri satma lisansına sahip olan bu işletmelerin bir kısmı sebze-meyveden unlu mamullere binlerce kalem ürün satan işyerleri…
İngiltere global krizden en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor. On binlerce insan işini kaybetti.‘The Centre for Economic and Business Research (CEBR)’ verilerine göre özel sektörde 300 bin dolayında çalışan, önümüzdeki 6 ayda işini kaybedecek. Kuruluş 2010 yılına kadar işsiz sayısının 3,3 milyonu bulacağını tahmin ediyor.
Ülkenin en büyük mortgage bankası HBOS kapanmaktan, bizzat Başbakanın devreye girdiği bir operasyon sonucu Lloyds TSB’ye satılarak kurtuldu.
Federation of Small Businesses (FSB) her gün ortalama 60 küçük ve orta ölçekli işletmenin kapandığını ve iflasların perakende tüketiminin en yüksek olduğu Christmas döneminin ardından hızlanacağını duyurdu. Hükümet firmaların içinde bulunduğu durumdan kurtulmalarına yardımcı olmak için, 1 milyar sterlinlik bir paket hazırladı.
İngiltere’nin en büyük mağaza zincirlerinden Woolworths’un yönetimi kayyuma devredilirken 800’ün üzerinde mağazanın kapanmaya hazırlanıyor; 27 bin dolayında çalışanın işsiz kalması bekleniyor.
Ülkenin en büyük mobilya zincirlerinden MFI 111 şubesi ile kapanırken, 300’ün üzerinde şubesi ile müzik-dvd mağazası Zavvi’nin de aralarında olduğu onlarca ulusal ve bölgesel perakende zincirinin kapanma hazırlığında olduğu açıklanıyor. 2008 yılında 3,000’den fazla firma Woolworths ve MFI ile aynı kaderi paylaşırken yeni yılın perakende sektörü için oldukça kritik geçeceği görülüyor.
Ve İngiltere ekonomisi, Maliye Bakanının nitelendirmesi ile ‘son 60 yılın en kötü ekonomik krizini’ yaşamaya hazırlanıyor.
İngiliz ekonomisinde bütün bu olumsuz gelişmeler yaşanırken, ülke ekonomisindeki varlıkları farkedilmeyen ya da görmezden gelinen Türkçe konuşan toplumun ekonomisinde ilginç hareketlilikler yaşanıyor.
Başta Londra olmak üzere Britanya’nın hemen her bölgesine yayılan Türk işletmelerinin sayısı ekonomik durgunluğa rağmen artış göstermeye devam ediyor. Türkçe yayınlanan Olay, Toplum Postası, Telgraf, Haber gibi gazetelerin arşivlerine göre, global krizin hissedilmeye başladığı Ağustos ayından Aralık ayına kadar geçen sürede onlarca yeni Türk işletmesi açıldı. Süpermarketlerden restoranlara, emlak acentelerinden mobilyacılara farklı sektörlerde faaliyet gösteren bu işletmelerin kuruluşunda, kriz dönemine karşın on binlerce sterlin harcanıyor. Bankaların kredi koşullarını zorlaştırdıkları bir dönemde biçimde artan işletmelerin en çok faaliyet gösterdiği alan süpermarket işletmeciliği. Londra ve ülke genelindeki sayıları kesin olarak bilinmemekle birlikte 800 ila 1000 arasında olduğu tahmin edilen küçük ve orta ölçekli işyerlerinin önemli bir bölümü off-license olarak tanımlanıyor. Alkol ve tütün mamülleri satma lisansına sahip olan bu işletmelerin bir kısmı sebze-meyveden unlu mamullere binlerce kalem ürün satan işyerleri…
Ekonomik krize yeni işletmelerle karşı koymak
Peki ekonomideki bütün olumsuz göstergelere, karşın Türkiyeli girişimcilerin önemli sayıda işletme açmaları nasıl yorumlanabilir?
İşletme sahipleri ve çeşitli sektör temsilcilerine göre, özellikle market işletmeciliğine yönelinmesinin en önemli nedeni alternatifsizlik… Yeni işletmelerin sahipleri, ekonomik durgunluğa karşın çalışmak zorunda olduklarını belirterek, market işletmeciliği gibi fazla kalifikasyona gerek duyulmayan işleri tercih ediyorlar. Başka işletmelerde çalışmaktansa kendi işlerini yapmak isteyen Türkiyeli göçmenler, çeşitli işletmelerde kısa süreli deneyim kazandıktan sonra, benzer iş kollarında kendi işyerlerini açıyorlar.
Örneğin Türk girişimcilerin İngilizlerin daha çok ‘convenience store’ dedikleri küçük ölçekli marketlere ve restoran-cafe türü işletmelere ilgisi 90’lı yıllarda başlıyor. Uzunca bir süre Türkiye ve Kıbrıslı göçmenlerin en çok istihdam edildiği konfeksiyon atölyelerinin kapanması ile binlerce kişi işsiz kalıyor. O döneme kadar önemli birikimler elde eden insanlar, kaybettikleri işlerinin yerine yenisini koyabilmek için farklı iş alanlarını denediler. Almanya gibi diğer Türkiyeli göçmenleri takip eden binlerce insan benzer döner-kebap restoranları açmaya ve Türkiye’deki bakkallara benzeyen marketler kurmaya başlıyor. Bugün binlerce girişimcimiz İngiltere’nin her bölgesinde sayıları binlerle ifade edilen market, restoran ve cafelerde faaliyet gösteriyor.
İyi İngilizce ve fazla ticari ilişki gerektirmeyen gıda sektöründeki bu işletmeler, dünyanın en çok tüketim yapılan ülkelerinden birisi olan İngiltere’de her gün binlerce insanı çeken ticari işletmelere dönüştüler. Söz konusu işletmelerin kazanmaya başlaması ise, her gün daha çok Türkiyeli göçmenin bu alana yönelmesine yol açtı.
Öte yandan, başlarda bazı girişimciler, açtıkları işletmeleri, kar sağlayacak bir ciroya ulaştırdıktan sonra başka girişimcilere satıp ardından yenilerini açmaya giriştiler.
Bu dönemde, yüzlerce Türkiyeli göçmen gıda işletmeciliğine soyundu. Bu durumda iş arayışı kadar, çoğunlukla Maraş, Kayseri ve Sivas gibi bölgelerden İngiltere’ye göç eden Türklerin hemşerilik ilişkileri de bir hayli etkiliydi. Uzun saatler çalışmayı göze alan, eş – dosttan sağlanan paralarla sermaye oluşturan çok sayıda insan, aile işletmelerine dönüşen dükkanlarda ticaret yapmayı tercih ettiler.
Türkiye ve Kıbrıslı göçmenlerin yoğun olarak yaşadıkları semtler, hali hazırda başka işletmelerin faaliyet gösterdiği bölgeler, işlek bir Türk marketinin hemen yanındaki boş dükkan ya da Tesco gibi süpermarket zincirinin hemen karşısı, ara sokaklar, merkezi caddeler, ücra kasabalar…akla gelebilecek pek çok yer bugün girişimcilerimizin açtıkları işyerlerine ev sahipliği yapıyor…
Genelce HASRET BİRSEL
“BAŞKALARININ SUSTUĞU NOKTADA CÜMLELERLE KONUŞMAYI SEVİYORUM”













































