Ben, Ben Dilini Biliyor muyum?

Ekim 27, 2008 by Genelce/  
Filed under Bilim, Psikoloji, Yazar

Ben dili, yoksa bu bencillikle ilgili bir şey mi? İletişimimizde kullandığımız dil genelde sen dilidir. Sen şunu yapma! Sen bunu Niye böyle yapıyorsun? Karşımızdaki kişiyi direk savunmaya iten suçlayıcı bir dil.

Oysa iletişimimizde ben dilini kullanmamız gerekir. Sen bunu yaptığında ben kötü hissediyorum insanların kendilerini ilgilendiren üzüntülerinin sorumluluğu kendilerine aittir. Cümleyi biraz açalım’ Beni ilgilendiren üzüntülerimden ben sorumluyum, sana ne !’ Gerçekten de acı duyacaksam duyayım, yasak çiğneyeceksem çiğneyeyim. Olumsuz davranabilirim çünkü sonuçlarını baştan kabulleniyorum.

Peki başkalarını üzmenin, onlara zarar vermenin sorumluluğunu kolayca yüklenebilir miyiz? Belki de yüklenebiliriz. Ama bu sorumluluk kendi sorumluluğumuzdan daha ağır değil mi? Başkasını üzmenin ona zarar vermenin sorumluluğunu hiçbir insan kolay kolay yüklenemez. İşte ben dilinin özünde bu vardır. Senin bu yaptığından dolayı ’ben şöyle üzüldüm şu zararı gördüm’ İnanın karşımızdaki küçük bir çocuksa bile bize zarar verdiğini düşündüğü davranışından vazgeçebilecektir. Ya da sadece bizi mutlu edebilme güdüsüyle gösterdiği olumsuz davranışı bırakabilecektir.

Ankara’da bir ilköğretim okulunda Eğitim koordinatörüyüm, bir çok işle ilgileniyorum. Öğretmen arkadaşlarla bilgisayar odasındayız, karneler hazırlanıyor. Yandaki 2 A sınıfından çok fazla gürültü geliyor, 2-3 öğretmen arkadaşım sınıfı susturabilmek amacıyla gittiler, geldiler. Fakat gürültü devam ediyor. Birde ben şansımı deneyeyim dedim. Sınıfa girdim, biraz abartılı bir şekilde sınıfı etrafıma topladım, bakın dedim; benim görevlerimden biri de uygun ders yapabilme ortamının sağlanabilmesi. Siz, ben bu sınıftayken gürültü yapmaya devam ederseniz, öğretmen arkadaşlarım benim görevimi yapamadığımı düşünecekler ve ben çok üzüleceğim. Şimdi lütfen sessiz olun. Ne oldu dersiniz; sınıfın çıtı çıkmadı. Arkadaşlarım işin sırrını sordular. “Ben dili” dedim.

Arkadaşlarımın tamamı ben dilini çok iyi biliyorlardı ve uygulamakta sıkıntı yaşadıklarını fark ettiler. İyi kullandıklarında neleri başarabildiklerinden söz ettiler. Eminim arkadaşlarım artık ben dilini çok iyi kullanıyorlar.
Yine Ankara’ da Bir Pisikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezinde, Verimli ders çalışma Uzmanı olarak çalışıyorum. Bir okulda vereceğim bir ay süreli ’Tutundurma Teknikleri’ konulu kurs için hazırlık yapıyorum. Bunaldım bir kahve almak için mutfağa gittim.

Mutfaktan gördüğüm manzara: Hiperaktivitesi olduğu düşünülen 5 yaşlarındaki çok sevimli bir kız çocuğu. Annesi ve Psikolog arkadaşım, bireysel görüşme odasından çıkıyorlar. Psikolog arkadaşım kız çocuğunun elindeki dergileri istiyor. Kız çocuğu vermemekte direniyor. Anne müdahale ediyor, kız çocuğu salondaki telefonun ahizesini hırsla vurarak kırmaya çalışıyor. Dizlerimin üstüne çömeldim, şişt şişt dedim ve dikkatini çekmeyi başardım. Mutfağın kapısını kapattım. Baş başa kaldık. Beni çok mutlu edecek bir şey yapmak istermisin? dedim.

Ne yapayım dedi, rol yapmayı biliyormusun? Dedim; Televizyondaki gibi mi ? Dedi, evet dedim. Rolünü Tarif ettim. Şimdi çıkacaksın, özür dilerim teyzeciğim diyeceksin, dergileri vereceksin, telefonu düzelteceksin, annene elini uzatıp gidebiliriz anneciğim diyeceksin. Gör bak çok şaşıracaklar.

Yapabilirmisin? Yapabilirim. Kapıyı açtım, bir prenses edasıyla psikolog arkadaşıma dergileri verdi, özür dilerim teyzeciğim dedi ve telefonu abartılı hareketlerle düzeltti. Elini kaldırdı annesi tutana kadar 1-2 saniye havada tuttu, annesi elini tutunca gidebiliriz anneciğim dedi, bana bir bakış fırlattı, teşekkür eder gibi göz kırptım. Çıktı gitti. Psikolog arkadaşım kızgın bir edayla bana bakıyor adeta dizini dövüyordu. Abla işine mi karıştım özür dilerim dedim. Karıştın karıştın ama ne yaptınsa doğru yaptın. Söyle ne yaptın. Gerçekten çok merak ediyorum. Yaptıklarımı anlattım. “Ben dili” dedim Gülümsedi kızgınlığı geçmişti.

Gökay öğretmen sıraya sokma işini iyi beceriyordu. Dağınık olduklarında bir kere, sizin bu halinizi gören başka bir kişi, benim hakkımda ne düşünür demiş. Gökay öğretmenle bu örneği konuşurken, askerliğimi anımsadım. Koca koca adamlar, kısa dönem askerlik yapıyorduk başımızda, yeni mezun 17-18 yaşlarında bir genç olan, İzmirli Kudret astsubay vardı. Tam komutanların bulunduğu garnizon’un önünden geçerken bize’ Göreyim sizi ağabeylerim, Komutanlarıma havam olsun’ derdi. Bizde asker rolü yapan çocuklar gibi, uygun Adım yürürken, coşkuyla da marş söylerdik ve komutanlar gerçekten dışarı çıkarak bizi seyrederlerdi. Bazan da başımızda gene çok genç ve çok sert şu an adını anımsayamadığım bir astsubay olurdu.

Tam garnizonun önünden geçerken şu cümle kulatan kulağa yayılırdı. ‘Kırkayak vaziyeti al’ hepimiz sokaktaki yürüyüşlerimizden daha kötü bir yürüyüş sergilerdik. Sonuçta da hava kararana kadar toprakta sürünmeyi göze alırdık. Garnizonu geçer geçmez Sen dilini kullanan komutanımızın emri kulaklarımızı yırtardı. Yat! Sürün!

Mersin’ de Ted Kolejinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Bekir Çavdarla Konuşuyoruz İstanbul da Dede Korkut İlköğretim okulundaki Bir anısından söz etti;

Çok gürültü çıkartan bir sınıfa girmiş ve hiçbir söz söylemeden eline tebeşir alıp şu sözleri yazmış; Sizin gürültü yapmanız beni rahatsız ediyor.’’ Ve tahmin edebileceğiniz gibi öğrenciler gürültüyü kesmiş ve dersi sonuna kadar etkin bir şelide dinlemiş. Üstelik bu sınıf bütün öğretmenleri şamatacılığıyla bezdirmiş bir sınıfmış.

Galiba sınıflardaki ders dışı gürültü öğretmenlerin en önemli sorunlarından biri. Mersin Ted kolelji sınıf öğretmeni Muradiye özel Ders yılının başlarında öğrencilerine siz hep bir ağızdan konuşunca, söylemek istediklertimi size duyuramıyorum. Ve yükselk sesle konuşmak zorunda kalıyorum. Yüksek sesle konuşan halimden hiç hoşlanmıyorum. Ne yapabilirim? Der.

Bir öğrencinin yanıtı ’’daha sabırlı olabilirsiniz’’ Arkadaşımın dediğine göre daha sonra sınıfta harika bir uyum sağlanmış. Öğrenciler daha sessiz olmaya özen göstermişler. Muradiye öğretmenim de her zaman öğretmen arkadaşlarına daha sabırlı olmalarını salık verir.

S.Hakan KOCA

  • Share/Bookmark
Burada Reklam yayınlanır.

Comments

Tell us what you're thinking...
and oh, if you want a pic to show with your comment, go get a gravatar!