Bir Pazar sabahı
Bir daha baktım gökyüzüne bu sabah. Parlıyordu. Bulutlarla dans etti gözlerim. Sözler verildi ağlamamak üzere. Bulutlar gözlerime yeminler etti. Gözlerim bulutlarla anlaşmalara vardı.
Yok dediler birbirlerine tek bir damla akmayacak bundan böyle.
Öylesine berrak bir hava. Ve kokular birbirinle yarışta. Az ileride begonya. Ihlamurlarla karışıyor. Ve hanımelleri, kadife çiçeklerinle barış halinde.
Öylesine bir sabah işte.
Uzun zaman oldu dedi dostlar görüşmeyeli. Çay bardaklarına uzanırken elleri. Bir parça daha alındı tereyağlı ekmeklerden. Avurdlar şişti konuşurken. Zeytin tanelerinin çekirdekleri bile ne kadar güzeldi.
Uzun uzun anlatıldı sevgiler. Neden yoktunlar bunca zaman.
Zamansızlık denmedi yalandı çünkü. Gerçekler söylendi. Dokunmanın tadı alındı. Ve yüzyüze sohbetlerin. Eski günler denmedi hiç. Eski silindi bir kalemde.
İlk gün telaşında idi sevişmeler sözlerle.
Ve sözler verilmedi tekrarına. Sadece o an yaşanıldı. Ve tozlu raflara kalkmayacağından emindik.
Ne çok acılar yaşamıştık her birimiz. Ne çok aldatılmışlıklarımız olmuştu kimbilir. Aşk tacirlerine mi yakalanmamıştık. Zevk tüccarlarımı kesmemişti yollarımızı.
Ama unutmuştuk işte. Unutulmaz sanılan tüm acılar unutulurdu bir gün. Dost kalabilenler ise kutsaldı.
Ve bir Pazar sabahı dostlarımızla uzun soluklu kısacık anları gülerek yaşamıştık.
unutmaya çalışmak yerine. Unutmamayı denemek demiştik cesaret.
Unutmayanlara,
Melekkk
Tebrikler… Her cümlesi; durup, soluklanıp, belki yeniden okunası bir yazı. Saygılar
tüm yazılarım okunmuş anlaşılan
) teşekkürler. çok keyif aldım bundan