Bozulmuş Ben(!),İhsan Sağmen
Sitelerde, dergilerde, gazetelerde o kadar çok yazı yazılıyor ki, takip etmek imkansız, bu kadar yazı karmaşasının içinden doğruyu bulmak ta o kadar zor.
Anton Semyonoviç MAKARENKO
Anton S. Makarenko 1888 Ukrayna doğumludur. Ukrayna’nın Harkov yakınlarındaki Belapolie köyünde dünyaya gelen Makarenko’ nun babası badanacıdır (kitapta daha ileriki bir bölümde yapı ressamı diye bahsedilmektedir) . (Makarenko, 1993, s.3)
Şartlanmış Kişilikte İnsan Gelişimi
Şartlanmış Kişilikte İnsan Gelişimi-1/Fatih Mehmet YILDIRIM..
Kriz ruh sağlığını da vuruyor. Timur EKİNGEN
Kasım 1, 2009 by Genelce/
Filed under Bilim, Psikoloji, Timur Ekingen, Yazar
Her gün binlerce insanın isini kaybetmesine neden olan Ekonomik Krizin ruh sağlığını giderek daha fazla etkilediği kaydediliyor. Yaklaşık 60 yıldır faaliyet gösteren Ruh Sağlığı Vakfı isimli Vakıf, her geçen gün daha fazla İngilizin anksiyete olarak bilinen kaygı bozuklukları yaşadığını duyurdu. Ulusal İstatistik Ofisi’nin bu yıl başında yayınladığı bir raporda nüfusun yaklaşık yüzde 15′ini oluşturan 7,2 milyon insanın anksiyete bozukluğu yaşadığının vurgulandığına dikkat çeken Vakıf, bu yöndeki şikayetlerin giderek arttığını kaydetti.
Çocuk Ve Suç
Hiçbir çocuk sosyal veya sosyal olarak dünyaya gelmez. Çocuk üç aylıkken anlam vermeye başlar. Çocuğun bu seviyeden sonraki gelişimi ailenin kendisine vereceği telkinlerle eğitimle; terbiyeyle, motivasyonla şekillenir. Ailede sosyali ilişki iyiyse, çocuk da motize ediliyorsa çocuk sosyal bir insan olarak büyür. Ama ailede sosyal ilişkiler çok zayıf ve çocuğun aktivitelerini örnek alabileceği kimse yoksa çocuk körelir. Böyle çocukların yardıma ve rehberliğe ihtiyaçları vardır.
Her toplumda anti-sosyal davranışlarda bulunanlara toplumsal yada hukuksal müeyyideler uygulanır. Suçluluk kişini, bireylerin karşısına çıkaran bir çatışmadır. İstenmeyen bu çatışma yani suç olgusu, Kriminolojisi, yani suç olanı incelenen ve suçluyu topluma kazandıran bilimi doğurdu. Sanayileşmenin bir neticesi olarak suç oranları, nüfus artış oranlarının önüne geçmiştir.
Çocukluk döneminde fert sosyalleşmeyi tamamlayamadığı için suç işlenebilir. Çünkü henüz neyin suç neyin suç olmadığını bilmiyordur. Çocukların çoğu komşuların bahçesindeki meyvelerden izinsiz koparmıştır.
Ergenlik döneminde ise suça yönelten etkenler hızlı bir bedensel ve ruhsal değişimden, kalıtımsal nedenlerden, zekadan kaynaklanacağı gibi, yanlış eğitim, yetersiz sevgi ve şefkat de olabilir. Değişen diğer yargıları, ahlak kurallarının bozulması, düzensiz kentleşme ve sanayileşme, güçler ve ekonomik bunalımlar gibi sosyo-ekonomik nedenlerde ergeni suça iten etkenler arasında sayılabilir.
Hukuki açıdan çocuk 11-18 yaş arasındaki çocuklardır. En çok suç işlenen yaş 14 yaş grubudur. Çocukluktan yetişkinlik dönemine geçiş olan bu yaşlarda (geçiş devresi) genç, ben kimim? neyim, kime benzemeliyim? ne olmalıyım? vb. gibi sorularla isbat-ı vücut etmek ister. Ailenin isteklerine başkaldırır, özgür olmak ister. Çocuk suçlarını belli bağlı gruplara ayıracak olursak:
1- Zeka geriliği ve gelişimindeki gerilik nedeniyle işlenen suçlar.
2- Yeterince sosyal eğitim almayan çocukların işledikleri suçlar.
3- Ergenlik dönemi işlenen suçlar.
4- Bozuk aile düzeninden gelen çocukların işledikleri suçlar.
5- Ekonomik yoksunluk nedeniyle işlenen suçlar.
6- Nörotik ve ruhsal bozukluklar nedeniyle işlenen suçlar.
7- En fazla üzerinde durulması gereken psikopatik suçlar.
EVRENSEL SORUN
İnsanoğlu XX. yy’ı tüketip XXI. yüzyıla hızla yaklaştığı şu günlerde elektronik çağı yakalamış, gezegenlerarası yolculuk yapıyor durumuna çıkmıştır. Dünya günde 1.5 milyar dolar Askeri harcama yaparken yıllık 17 milyon çocuğun ölümüne seyirci kalıyor. Çocukların çoğu çalıştırılıyor. Gelişmelerine balta vuruluyor. Çekirdek aile büyük yer alıyor ve bireyi topluma kazandıracak en önemli müessese sallanıyor.
II. Dünya savaşından sonra çocuk suçlarında önemli artış olmuştur. Çağdaş gelişmeler beraberinde yeni suçlarıda getirmektedir. Son yılların en büyük suçu uyuşturucu madde kullanımı. Bu suçun işlendiği I. ülkenin ABD oluşturuyor. Batı da çocuk gençlerin işledikleri suçlarda organize suçlar, önemli bir bölümü oluşturuyor, çocuklar 2-5 kişilik çeteler kurarak organizeli bir şekilde suç işliyorlar.
Üç beş etmez duygusal zayıflıklarımız-MELEK
Bazen hayatımıza öyle biri girer ki, zayıftır o gün yüreğimiz. Ya yeni çıkmıştır acıdan, yada yeni tadıyordur acıyla uyanmaları. Toydur, yaşına bakmaksızın. Böyle anlarda en korkulan olaydır hayatına birinin girivermesi. Çünkü bu kararı biz vermeyiz. Bir gün bir yerde kesişiverir hikayelerimiz. Merhaba denir karşılıklı. Bir deniz kenarında belki de, yada bir otobüs durağında. Düşmüştü der karşı taraf yere bir şeyiniz. Uzanır alırsınız. Ve biter. O anda dünyada sizden ve ondan başka kimse yoktur.
FİBROMİYALAJİ KORKUSU, Tedavisi Çok Zor
Mart 23, 2009 by Genelce/
Filed under Bilim, Psikoloji, Tıp Ve Sağlık, Yazar
Uzun süren ve dayanılmaz ağrıları olan genç ve orta yaşlı kadınların korkusu; Bu hastaların çoğu kez bazı psikolojik sorunlarda mevcuttur. Hastalarda kas ve eklem ağrısı en önemli belirtidir.
Yalnızlık ve İnziva – F.Mehmet YILDIRIM
Mart 18, 2009 by Genelce/
Filed under Bilim, Fatih Mehmet Yıldırım, Psikoloji, Yazar
İçimizde yaşanan savruluşlarda, dur, durak bilmeyen Araf yolculuğunda, hep ileriye doğru gitmek zorunluluğu, insanın bütün güven duygusunun zedelenmesine, neden olduğu gibi, içsel güveni yaratmak için, ayrıksı duyguların oluşumuna da neden olur. Tüm her kese kuşku ile yaklaşması, kalıcı veya geçici paranoyalara neden olabilir. Burada temel, korku güdüsü, insanın güvensizlik karşısında, oluşturduğu güvenli alan oluşumunu, var etmek çabası ile şekillenerek, paranoya sayrılarını çoğaltır. Korku burada, temel ayrım olarak şekillenmesi ile yalnızlık ve inziva (içinde yaşamanın tercih edilmesi) kültünün oluşumunun bize anahtarını sunar.
İNSAN PSİKOLOJİSİ – SİNAN ERBEKTAŞ
Değerli okuyucularım, sizlerle Rüya dergimizin, ‘İnsan Can’ köşesinde, – alışılmışın ötesinde-, insan ve insanî konular hususunda fikir alışverişinde bulunmaktan dolayı tatlı bir heyecan ve derin bir mutluluk hissediyorum. “İnsan Can” yazı köşemde; gerek bilimsel, gerek metafizik konulara temas ederek, insan psikolojisi, insanoğlunun soy, inanç ve kültür tarihi, güncel hayatımızda karşılaştığımız sorunlar, sorunları çözmeye yönelik metotlar ve yüreğimizde beslediğimiz duygularımıza doğru birer ruhî yolculuklar yapacağız.
Korku, Korkmamayı Öğrenmek
Nelerden korkarsınız? Yılan ya da örümcekler kalbinizin daha hızlı çarpmasına neden olur mu? Ya da topluluk önünde bir konuşma yapmanız gerekse, avuç içleriniz nemlenmeye başlar mı? Tüm bu durumlar, pek çok insan için adrenalinin neden olduğu stres tepkisini tetikler. İlginç olan şu ki bu korku davranımları, panik ataklarda da görülebileceği gibi görünürde bir tehlike ya da herhangi bir neden olmasa bile tetiklenebiliyor.
Bedeni Küçümseyenler Üzerine
Kasım 22, 2008 by Genelce/
Filed under Bilim, Necat Çetin, Psikoloji, Yazar
“Bedeni Küçümseyenler Seslenmek istiyorum: Bildiğinizi değiştirmeyin ve bana yeni bir şey öğretmeyin. Sadece vücudunuza hoşça kal deyin; yani susun.
BÜYÜ VARMIDIR YOKMUDUR
Büyücülük tarihi, herhalde siyasal tarih kadar yoğun ve karmaşık bir tarih… Nedir büyü?
Kendisinde üstün güçler bulunduğuna inanmış birinin, herkesin bilmediği bazı gizli yöntem ve formüllerle bir başkasını kötülüklere, sıkıntılara, hastalıklara, hatta ölüme uğratması…
Ben, Ben Dilini Biliyor muyum?
Ben dili, yoksa bu bencillikle ilgili bir şey mi? İletişimimizde kullandığımız dil genelde sen dilidir. Sen şunu yapma! Sen bunu Niye böyle yapıyorsun? Karşımızdaki kişiyi direk savunmaya iten suçlayıcı bir dil.




















































