Home » Edebiyat You are browsing entries filed in “Edebiyat”

Hoş geldin merhabam…

Hoş geldin merhabam…

Yıllar sonra bu kadar sevebileceğimi beklemiyordum. Bir deli aşık. Bir kör uşak olacağım aklımın ucundan bile geçmiyordu.
 
Sen merhaba dedin ya… ben o merhaba ile senin ve sevginin karşısında huzur buldum.. insan bir tek merhaba ile dünyanın kalan kısmını yok sayabilirmiydi.
 
Ben saydım. Biz saydık. Biz merhaba dan öte bir şeydik.
 
Sen, kış uykusunda gelen kiraz çiçeği idin. [...]

Mart 8 2010 | Posted in Deneme, Edebiyat, Melek, Yazar | Read More »

Otel, Guy De Maupassant

Otel, Guy De Maupassant

Yukarı Alpler’de buzulların eteğinde, dağların beyaz tepelerini kesen o çıplak ve kayalık boğazlarda yapılmış bütün ahşap oteller gibi Schwarenbach Oteli de, Gemmi Geçidi’ni boylayan yolculara barınaklık eder.
Burası, Jean Hauser ailesinin bakımı altında altı ay açıktır. Sonra karlar yığılıp da boğazı doldurmaya ve Loeche’e inme olanağını rtadan kaldırmaya başlar başlamaz kadınlar, baba ve üç oğul oradan [...]

Şubat 18 2010 | Posted in Edebiyat, Öykü | Read More »

Georges Politzer

Georges Politzer

Politzer daha 1919 yılındaki Macar ayaklanması sırasında aktivist olmuştu. Béla Kun yönetimindeki komünist konsey cumhuriyetinin yenilgiye uğramasından sonra ülke Avusturya-Macaristan amirali Miklós Horthy’nin baskıcı egemenliği altına girerken, Politzer de 17 yaşında sürgüne gitmek zorunda kaldı.
Viyana’da Sigmund Freud ve Sándor Ferenczi ile tanıştıktan sonra 1921 yılında Paris’e yerleşti. Beş yıl sonra felsefeninkilere varana kadar bütün akademik [...]

Şubat 18 2010 | Posted in Biyografi, Edebiyat | Read More »

Knulp’tan Anılar, Hermann Hesse

Knulp’tan Anılar, Hermann Hesse

Neşeli gençlik yıllarındaydı, Knulp da daha sağdı. Birlikte yolculuk ediyorduk. Yakıcı yaz sıcaklarında verimli bir bölgede dolaşıyorduk. Derdimiz de yok denecek kadar azdı. Gündüzleri sarı ekin tarlalarında başıboş dolaşıyor ya da orman kıyısındaki bir ceviz ağacının serin gölgesine uzanıyorduk. Akşam olunca da Knulp’un köylülere nasıl öyküler anlattığına bakıyor, çocuklara gösterdiği gölge oyununu seyrediyor, kızlar için [...]

Şubat 17 2010 | Posted in Edebiyat, Gezi Anı | Read More »

18 inci saat….

18 inci saat….

Adam kadınının yüzüne baktı. Taksiden inmeden başlamıştı bakmaya. Hatta yol boyunca bakmıştı. Henüz taksi tam durmadan. Kapıyı açmaya çalışınca, ters bir bakışla karşılaştı.
Hay aksi dedi. Koca adamsın be oğlum. Kendine gel.. yıllar önce de böyle olmuştu diye düşündü içinden, hafifçe de mırıldandı ki. Taksici sordu. Ne o ağbi bir şey mi oldu. Yok yok dedi, [...]

Şubat 16 2010 | Posted in Deneme, Edebiyat, Melek, Yazar | Read More »

Heceler Arası Haysiyet

Heceler Arası Haysiyet

Sevmek diyordu ve duruyordu adam. Bir soru, düğümlüyordu kendini iki bulutun arasından. Ne bulutun karasına, ne güneşin sarısına, ne damlanın yarasına bakıyordu. Hiç içine girmediği bir kadının gözlerine akıyordu. Acıyan kalbine acı(ya)mıyordu. Ağlıyordu. Ağıtı şiire benziyordu.
Sevmek vicdanı silmektir
Dünü günü yarını ötelemek
Çiçeğe ve çocuğa gülümsemektir
Gülümse(ye)miyordu. Ölümsüyordu. Nefessiz kalmak değildi duruşu. Boğuluyordu. Sonsuzluğun soluğu içine doluyordu. Yaralı [...]

Şubat 13 2010 | Posted in Deneme, Edebiyat, Yazar, İhsan ARI | Read More »

Her Şeyi Satmak İstediğimiz İçin, Her Şeyi Satın Alıyoruz

Her  Şeyi Satmak İstediğimiz İçin, Her Şeyi Satın Alıyoruz

Otursam yazsam diyordum saatlerdir, neyi yazmam gerektiğini bilmeden. Bazen olur bana böyle. Birşeyler yazılmak üzere kendini dayatmadan önce, tutulma yaşarım bazen. O zaman voltaya başlarım küçük odamda, tıpkı cezaevindeki gibi. Şairin dediği gibi, cezaevi kafamda mı benim, ya da her yer cezaevi mi artık, bilmiyorum!
Birşeyler, ama mutlaka iyi birşeyler gelmeliydi aklıma yazılmak üzere. Ama gelmiyordu [...]

Şubat 8 2010 | Posted in Deneme, Edebiyat, Savaş Çeliker, Yazar | Read More »

Kozalak / MELEK

Kozalak / MELEK

Ben aşkı bir kozalak olarak düşümde düşlerim. Ne yazlar, ne kışlar görür ki, hiçbir parçasını ayırmaz yine de kendinden. Tüm mevsimleri hiçe sayar, asil rengini korurken. Dirençlidir. Bir tek parçasını söküp alabilmek için onca emek verseniz de, yine bir parçası kalacaktır kendinde.
İçindeki acıları, mevsiminde açarak tek tek parçacıklarını, bırakıverir boşluğa. Yeni aşklar içindir bu bırakmalar. [...]

Şubat 7 2010 | Posted in Deneme, Edebiyat, Melek, Yazar | Read More »

Oscar WİLDE / Mutlu Prens

Oscar WİLDE / Mutlu Prens

Kentin yukarısında, yüksek bir sütun üstünde Mutlu Prens’in yontusu duruyordu. Baştan başa ince, saf bir altın tabakasıyla kaplıydı; gözleri iki parlak gök yakuttu, kılıcının kabzasında da kocaman bir al yakut parlıyordu.
Yontuyu pek beğeniyorlardı. Sanatçı zevkleri olduğu ününü kazanmak isteyen bir belediye meclisi üyesi, “Sanki hava fırıldağı… öylesine güzel,” diye düşüncesini belirtti; ama kendisinin pek pratik [...]

Şubat 6 2010 | Posted in Edebiyat, Kitap, Oscar WİLDE, Öykü | Read More »

Jean Paul Sartre / DUVAR

Jean Paul Sartre / DUVAR

Bizi büyük beyaz bir odaya soktular, gözlerim kırpışmaya başladı, ışık gözlerimi rahatsız ediyordu. Sonra bir masa ve masanın arkasında dört herif gördüm, sivildiler, kâğıtlara bakıyorlardı. Öteki tutukluları dibe yığmışlardı; onların yanına kadar gidebilmemiz için bütün odayı baştan başa geçmemiz gerekiyordu. Aralarında pek çoğunu tanıyordum; ötekiler yabancı olmalıydılar. Önümde duran ikisi yuvarlak kafalı, sarışındılar. Birbirlerine benziyorlardı. [...]

Şubat 6 2010 | Posted in Edebiyat, Öykü | Read More »

Cezaevinde Kadın Olmak

Cezaevinde Kadın Olmak

Cezaevinde kadın olgusu üzerinde düşününce , “kadın” ve “cezaevi” olgularının ayrı sorunlarından ve bunların sebeplerinden bağımsız değerlendirmeler yapmak olanaksızdır. Bu iki mesele bir araya geldiğinde kadın ve cezaevi olgusu konusunda özel bir çalışma yapılamamıştır. Tabii ki bu ülkede muhalefet eden her kişi gibi benim de cezaevi sürecim var çok özet olarak anlatacak olursam;
28 Mayıs2009 günü [...]

Şubat 2 2010 | Posted in Edebiyat, Makale, Yazar, Yüksel MUTLU | Read More »

Ben ve Ben

Ben ve Ben

Telefon yok. Internet yok. Elektrik yok (çoğu zaman).Yollar kapalı, ulaşım yok…
Hayal edin kendinizi böyle bir yerde… Birkaç günlüğüne…
Sadece siz varsınız; kendinizle. Dostlar bir de…
Size alan tutmayı bilen, kendinizle olan ilişkinize sonsuz saygı besleyen, siz istediğiniz anda hemen yanınızda biten dostlar… Normal hayat denilenin vazgeçilmez olduğu sanılan her parçacığında fiziken olmasalar da hep orada olduğunu bildiğiniz [...]

Ocak 28 2010 | Posted in Banu Kalaycı, Deneme, Edebiyat, Yazar | Read More »

Burada kar, fırtına ve boran… peki ya orda

Burada kar, fırtına ve boran… peki ya orda

Karlar yağıyor. Büyük, kocaman adamlar.konuşuyorlar. çıkmayın sokağa. Astımı olanlar çıkmasın. Çocuklar da ve yaşlılar asla. Radyo da bir haber karda kalan bir vatandaş… ve nette bir dolu uyarı aman dikkat. Kara kutu sabah erkenden başlıyor. Önlerine açılmış haritalar. Sakın ha. Sakın kıpırdamayın yerinizden.
Arabanıza binmeyin. Attan düşmeyin. Eşeğe çarpmayın dercesine. Almıyor . aklım almıyor bunları. Ne [...]

Ocak 28 2010 | Posted in Deneme, Edebiyat, Melek, Yazar | Read More »

Aşkın güldüren yüzü

Aşkın güldüren yüzü

Hep acılarını alıyoruz aşk denen illetin. Ve böylece güldüren. Kutsayan o duygu bize acı olarak sunuluyor. Gerçekten illet haline geliyor. Aşk acıtıyor. Aşk yakıyor. Aşk şu, bu ….. bir sürü tanımlama. Ve hiçbir zaman güldüren yüzünü göremiyoruz.
Aşkın güldüren bir yanı var ki. Tüm acılardan arınmış. Kendince duruşu olan. Vakur, edalı , cilveli, işveli yanı. Bunu [...]

Ocak 23 2010 | Posted in Deneme, Edebiyat, Melek, Yazar | Read More »