Er ve kek / Melek

Ağustos 1, 2010 by Genelce/  
Filed under Deneme, Edebiyat, Melek, Yazar

Uzun uzun düşünüp hala bir yanıt bulamoıyordum. Er kek … nasıl bir cisme bürünmüştü ki. Asla erkek olamıyordu bazı hallerde.

  • Share/Bookmark

Savaş Esiri Kürtler Raporu

Temmuz 12, 2010 by Genelce/  
Filed under Edebiyat, Makale

Savaş Esiri Kürtler Hakkında Hazırlanan Rapor / Peter LERCH… Krallık Bilim Akademisi Tarih – Filoloji bölümünün verdiği görev üzerine Peter Lerch tarafından SMOLONSK vilayeti dâhilindeki ROSLOW’da bulunan savaş esiri Kürtler hakkında hazırlanan Rapor.

  • Share/Bookmark

Yıldırım mı düştü umutlarımıza….

Temmuz 7, 2010 by Genelce/  
Filed under Deneme, Edebiyat, Melek, Yazar

Bu odayı sevdiğim zamanlarım çok uzak sanki. İçinde şarkılar söylenen, sana uzanan ninniler öyle uzak ki. Usulca kapının kolunu çevirdiğim, dikkatin dağılmasın diye gizlice dilimlenmiş elmaları o küçük masana bırakıverdiğim zamanlar çok uzak.

  • Share/Bookmark

Kokuları da kaybolur denizlerin

Haziran 30, 2010 by Genelce/  
Filed under Edebiyat, Öykü

Tenine kokusu karışmıştı denizlerin. Çünkü sen deniz gibiydin. Usulca, alnına düşen perçemini kaldırdım saç tellerinin.
Islaktı. Sildim ellerimle. Kokun bulaştı biliyor musun. Hangi zamandaydım ben şimdi. Ve sen kimbilir hangi yosmanın yatağında, tam da işte şu anda.

  • Share/Bookmark

Ülkemiz ateş ve kan gölü olmadan.

Haziran 27, 2010 by Genelce/  
Filed under Deneme, Edebiyat, Mustafa Elveren, Yazar

Gomanweb’in şair yazarlarından Dersimli hemşehrim sevgili Yusuf Yağan’ın; “Yıkalım biz nefretle kinin saltanatını,/ Memleket ateş ve kan gölü olmadan,/ Şahlandıralım güzellikle sevgi atını,/ Ülkemiz ateş ve kan gölü olmadan./ Ülkemiz ölüm değil, barış yeridir,/ Amansız bir rüzgar esti samyelidir,/ Durdurun bu zulmü nefretin selidir,/ Evladı için analar saçını yolmadan./.. bu dizeleri barış ve dostluk açısından çok anlamlı bulduğum kadar samimi bir barışseverin de duyguları olduğuna inanıyorum.
Ülkemizde kirli bir savaş yaşanmaktadır. Dolayısıyla ülkemizin bir çok yerleşim yerlerinde kan, barut ve ateş yayılmaktadır. Bu “kirli savaş”ın hiç bir zaman galibi de mağlubu da olmayacaktır. Çünkü, on yıllardır yaşadığımız bunca acı deneylerden net olarak anlamak mümkündür. Öyle ise, neden bu kan gölü ve ateş alevi?
Her ne kadar “ateş düştüğü yeri yakar” denilse de, bu ateş bir gün yayılır ve her tarafı da yakabilir. Önemli olan ateşi düşürmemektir. Hele bu ateş ormanın içindeki kurumuş yaprakların ya da harmanda bir saman yığını ortasına düşmüş ise, söndürmek hiç mümkün olmuyor. Ne yazık ki, ülkemiz böylesi tehlikeli bir durumla karşı karşıyadır.
Halbuki, “Bağımsız bir Kürdistan”ı altın tepside Kürtlere sunsalar dahi bunu kabul etmeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Çünkü, Türkiye Kürtleri İzmir’in üzümünü, Mersin’in narenciyesini, Antalya’nın turizm güzelliklerini, Karadeniz’in fındığını ve çayını, yani Türkiye’deki tüm zenginliklerini bırakıp, sadece dağlara haps olacak kadar akılsız değildirler. Üç-beş bin kişi belki ütopya olarak düşünebilir. Ben de “Bağımsız, birleşik, sosyalist bir Kürdistan’ı düşünebilirim. Bırakın insanlar düşünsünler. Zaten başımıza ne geldiyse, hep bu yasaklar yüzünden geldi.
Hal böyle iken, bir zamanlar “bu sabah ülkeye komünizm gelecek” diyen dönemin egemen yalancı zihniyeti kılıf değiştirerek, bu defa “bölünme” yalanı ile ne yazık ki bizi kandırmaya hala devam ediyorlar. Şimdi bunu en çok AKParti Hükümet’i yapıyor.
AKParti Hükümeti başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere tüm Türkiye kamuoyunu aldatmıştır. Önce “Kürt Açılımı”, arakasından “Demokratik açılımı”, şimdilik ise “Birlik ve beraberlik Projesi” olarak adlandırılan ve önümüzdeki süreçte belki başka benzer sözlerle yeniden isimlendirebilecekleri sahte “AÇILIMLAR”la bizi aldatmaya devam edeceklerdir. Aslında buna bir nevi “nitelikli dolandırıcılık” de diyebiliriz.
Daha önceki yazılarımda da defalarca belirttim. Mevcut sermayenin paylaşımından dolayı iktidar gücünü elinde bulunduranların daha fazla pay kapma kavgasıdır. Yoksa hepsi de Osmanlı bankası gibidirler, yok birbirlerinden farkı. Yani siyah cüppeliler ile yeşil cüppelilerin çıkar çatışmasıdır. Cami ile kışla arasındaki iktidar gücünün paylaşımındaki çelişkilerdir. Daha açık bir ifadeyle takunyacılar ile postalcıların “danışıklı dövüş”lü güç gösterisidir.
Siyasi iktidarlar çözüm üretmek zorundadırlar. Eğer çözüm üretemiyorlarsa, ağzından hiç düşürmedikleri o “taşeron”lar devreye gireceklerdir. Hal böyle olunca, yine sürekli dillendirdikleri “bölünme” de maalesef gerçekleşir. Çünkü, siyaset boşluk kabul etmez.
Bu “kirli savaş”ta çocuklarını kaybeden asker aileleri ile PKK’li gençlerin aileleri acılarını içine gömerek; “Sen niye öldün evladım? Sen neyin bedelisin?” sorusunu haykırıp, henüz “Ülkemiz ateş ve kan gölü olmadan…” el ele tutuşarak bu ateş daha fazla büyümeden birlikte engel olmalıdırlar. Aksi halde bu ateş Buseleri ve Şerife Teyzeleri yaktığı gibi hepimizi yakabilir ve bölünmekten de kurtulamayabiliriz.
26.06.2010
Mustafa Elveren

  • Share/Bookmark

Hapisdeki DDKO, Devrimci Doğu

Haziran 23, 2010 by Genelce/  
Filed under Edebiyat, Masal

İsmail BEŞİKÇİ/Hapisdeki DDKO, Devrimci Doğu Kültür Ocakları…

  • Share/Bookmark

Nobel Edebiyat ödülü sahibi Portekizli yazar José Saramago öldü.

Haziran 20, 2010 by Genelce/  
Filed under Biyografi, Edebiyat, Haber, Yaşam

Nobel Edebiyat ödülü sahibi Portekizli yazar José Saramago, son dönemde yakalandığı bir hastalık sonucu, 87 yaşında hayata veda etti.

  • Share/Bookmark

Suskun Feryad/ Ronahi Rojda KARA

Kalp atışının sığınağıdır bu beden.
Tecritinde bu beden, zikr etsin usunda…
Tüm çarpışmalara inat kendi kalp atışlarımızda ay doğsun.
Yıldızlar şahit olsun aşkı viraneye
ve sen sus sevgili, ben sende suskunlugunu dinlemekteyim…

  • Share/Bookmark

En uzun yolculuğumsun…

Haziran 14, 2010 by Genelce/  
Filed under Deneme, Edebiyat, Melek, Yazar

Biz hiç seninle uzun yolculuklara çıktık mı. Kendi içimize olan uzun otobüs yolculuklarına. Yolun, bence sonu olduğunu sandığım anlarında, sen ise çoktan sondayken. Ben başımı kaldırıp omzundan, ne kadar kaldı dediğimde. Usulca terleyen saçlarımı sevip de. Hadi biraz daha uyu. Geldiğimizde haber veririm demişmiydin sen bana.

  • Share/Bookmark

Sevgili / Ronahi Rojda Kara

Bin yıllık türküleri söylemekte vardı…
Yitirilmiş ezgilerin büyüsünde,
Yazılmış kitabelrde sorgulamak hayatı
ve senin bütünselliğini…
Arta kalan kırıntılar özetler usumun yorgun hallerini.
Vakit gitme vaktidir… SEVGİLİ.
Vakit ezilmiş yıkık yüreğimi alıp gitmektir…
Gidişlerimizide alıyorm koynuma
ve seni…?

  • Share/Bookmark

İngiltere Başbakanı Cameron: Gazze ablukası Hamas’ı daha da güçlendiriyor…

Haziran 6, 2010 by Genelce/  
Filed under Edebiyat

İngiltere Başbakanı David Cameron, parlamentoda yaptığı konuşmada İsrail’in Gazze yardım gemisine yaptığı saldırının bir kez daha ‘kabul edilemez’ olduğunu belirterek, Gazze’ye uygulanan ablukanın sadece Hamas’ı güçlendirdiğini söyledi.

  • Share/Bookmark

Çin, ABD’yi İsrail konusunda iki yüzlülükle suçladı…

Haziran 6, 2010 by Genelce/  
Filed under Edebiyat

Çin, ABD’yi İsrail konusunda iki yüzlülükle suçladı…
By admin on Pazar, 6th Haziran 2010
Çin, ABD yönetimini, Kuzey Kore ve İsrail’e yaklaşımlarında aynı tutumu sergilemeyerek iki yüzlü davranmakla suçladı.

  • Share/Bookmark

İngiltere, parlamentoya ve halkına AB ile ilgili konularda söz hakkı tanıma kararı aldı.

Mayıs 31, 2010 by Genelce/  
Filed under Edebiyat

6 Mayısta ülkede yapılan genel seçimin ardından kurulan koalisyon hükümetinin 18 aylık programını dün açıklayan Kraliçe 2. Elizabeth, AB ile ilgili konuların referanduma sunulması yönünde bir yasa tasarısı olduğunu söyledi.

  • Share/Bookmark

Beklemecilik / Ali İHSAN SAĞMEN

Mayıs 31, 2010 by Genelce/  
Filed under Deneme, Dr Isik Iscanli, Edebiyat, Yazar

Halk olarak beklemecilik bizim en büyük zaafımızdır. Durakta otobüs, yolda dolmuş, hastanede sıra, kömürcüde kömür, yardım kamyonlarında patates ve kuru bakla beklemek ten zevk mi alırız?
Kişilerden bir şeyler bekleriz, olmayacağını bilsek te, devletten bekleriz yapamayacağını ya da yapmayacağını bilerek, toplumdan bir şeylerin yapılmasını bekleriz, toplumda kendi üyelerinden ve beklemecilik fasit daire içinde dolaşır durur.

  • Share/Bookmark

Sonraki Sayfa »