Home » Öykü You are browsing entries filed in “Öykü”

Otel, Guy De Maupassant

Otel, Guy De Maupassant

Yukarı Alpler’de buzulların eteğinde, dağların beyaz tepelerini kesen o çıplak ve kayalık boğazlarda yapılmış bütün ahşap oteller gibi Schwarenbach Oteli de, Gemmi Geçidi’ni boylayan yolculara barınaklık eder.
Burası, Jean Hauser ailesinin bakımı altında altı ay açıktır. Sonra karlar yığılıp da boğazı doldurmaya ve Loeche’e inme olanağını rtadan kaldırmaya başlar başlamaz kadınlar, baba ve üç oğul oradan [...]

Şubat 18 2010 | Posted in Edebiyat, Öykü | Read More »

Oscar WİLDE / Mutlu Prens

Oscar WİLDE / Mutlu Prens

Kentin yukarısında, yüksek bir sütun üstünde Mutlu Prens’in yontusu duruyordu. Baştan başa ince, saf bir altın tabakasıyla kaplıydı; gözleri iki parlak gök yakuttu, kılıcının kabzasında da kocaman bir al yakut parlıyordu.
Yontuyu pek beğeniyorlardı. Sanatçı zevkleri olduğu ününü kazanmak isteyen bir belediye meclisi üyesi, “Sanki hava fırıldağı… öylesine güzel,” diye düşüncesini belirtti; ama kendisinin pek pratik [...]

Şubat 6 2010 | Posted in Edebiyat, Kitap, Oscar WİLDE, Öykü | Read More »

Jean Paul Sartre / DUVAR

Jean Paul Sartre / DUVAR

Bizi büyük beyaz bir odaya soktular, gözlerim kırpışmaya başladı, ışık gözlerimi rahatsız ediyordu. Sonra bir masa ve masanın arkasında dört herif gördüm, sivildiler, kâğıtlara bakıyorlardı. Öteki tutukluları dibe yığmışlardı; onların yanına kadar gidebilmemiz için bütün odayı baştan başa geçmemiz gerekiyordu. Aralarında pek çoğunu tanıyordum; ötekiler yabancı olmalıydılar. Önümde duran ikisi yuvarlak kafalı, sarışındılar. Birbirlerine benziyorlardı. [...]

Şubat 6 2010 | Posted in Edebiyat, Öykü | Read More »

Kargalar ve cevizler

Kargalar ve cevizler

Mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Kargalar mutlaka ekinlerin olduğu yerde kümelenirler. Hele de ceviz ağaçları, vazgeçilmez mekanlarıdır. Ne zaman bir karga görsem, anlarım ki mutlaka yakınlarda ya bir ekin tarlası vardır. Ya bir ceviz ağacı. Aralarındaki ilişki saftır. Nettir. Kargalar ve cevizler ayrılmaz bütündürler bana göre.
Ekinlerle ilişkilerinde izleyemedim. Nasıl yapıp da ekinleri yediklerini, yada nasıl koruduklarını bilmiyorum.
Evimizin [...]

Ekim 6 2009 | Posted in Edebiyat, Öykü | Read More »

Hiç ayrılmadık sizinle.

Hiç ayrılmadık sizinle.

Biz hiç ayrılmadık sizinle. Nasıl ki hiç birleşmediysek ayrılmadık öylesine işte. Elleriniz hiç gitmedi üzerimden. Üşüdüm örttü açıkta kalan omuzlarımı. Ağladım sildi pınarlarımdaki yaşlarımı. Siz biraz daha uzundunuz benden. Sadece gözlerinizi Görmem imkansızdı.
Ne zaman bakmaya kalksam yakalıyamazdım gözbebeklerinizi. Görürdünüz siz beni ne zaman gülsem. Işte bu derdiniz. Benim kadınım. Utanırdım. Biraz mahçup. Eğerdim kirpiklerimi yere. [...]

Eylül 6 2009 | Posted in Edebiyat, Melek, Yazar, Öykü | Read More »

Yamalı Hayat – 2 Savaş ÇELİKER

Yamalı Hayat – 2  Savaş ÇELİKER

Gece bir zift karanlığına büründüğünde, içindeki yıldızların oynaşan canlılıklarıyla haşır neşir oldunuz mu hiç? Bu duygunun ihtişamını bilir misiniz? Her biri ayrı bir dünyadır onların. Ve her kıpırtıyla alır götürürler insanı. Götürürler istenilen yere.
Yıldızlarla renklenmiş gökyüzü, özlenen bir ferahlık akşediyordu insanın içine. Ama bu ferahlık bir duygudan öteye gitmiyordu. Gece olmasına rağmen hava hala bunaltacak [...]

Ağustos 8 2009 | Posted in Edebiyat, Savaş Çeliker, Yazar, Öykü | Read More »

Bir Garip Gidişti Seninkisi

Bir Garip Gidişti Seninkisi

Parmaklarımdaki uyuşukluğun nedenini anlamaya çalışıyorum. Saat gecenin yarısını geçmiş çoktan. Yastık benim değil. Ben değilim burada uzanmış yatan. Acıyor bedenim. Tek tek hareket halinde hücrelerim. Uyku vaktini geçti diyorum zaman. Hadi biraz uyu. Biraz diyorum. Yok ne mümkün. Dinlemiyor söz geçirilmesi imkansız bir zaman. Kalkmak istemiyorum yataktan. Kalkarsam tüm harfler beynimden düşüverecekler sanıyorum. Hatta dönerken [...]

Ağustos 2 2009 | Posted in Edebiyat, Melek, Yazar, Öykü | Read More »

Size yalanlar söyledik.

Size yalanlar söyledik.

Önce bir dünya çizdik. İçine kıtaları ekledik. Alladık pulladık. Bir güzel oynadık.renklere böldük sizi. Kiminize ak derken, kara dedik birilerinize. Sonra yetmedi. Sarı yaptık biraz da. O da olmadı bir bölümünüzü kızıl.
Sonra içinize tohumlar ektik. Sanki bir dolu tanrı vardı da. İçinden beğendiklerimizi seçtik. Sen dedik bana inan. Sen dedik ona inan. O da yetmedi. [...]

Temmuz 29 2009 | Posted in Edebiyat, Melek, Yazar, Öykü | Read More »

Bir Pazar sabahı

Bir Pazar sabahı

Bir daha baktım gökyüzüne bu sabah. Parlıyordu. Bulutlarla dans etti gözlerim. Sözler verildi ağlamamak üzere. Bulutlar gözlerime yeminler etti. Gözlerim bulutlarla anlaşmalara vardı.
Yok dediler birbirlerine tek bir damla akmayacak bundan böyle.
Öylesine berrak bir hava. Ve kokular birbirinle yarışta. Az ileride begonya. Ihlamurlarla karışıyor. Ve hanımelleri, kadife çiçeklerinle barış halinde.
Öylesine bir sabah işte.
Uzun zaman oldu dedi [...]

Haziran 27 2009 | Posted in Edebiyat, Melek, Yazar, Öykü | Read More »

Bir çocuk ağlıyor gözlerimde.

Bir çocuk ağlıyor gözlerimde.

Bir çocuk elinde bir bez parçası siliyor burnundan akanları. Etrafına bakıyor, ya gören olduysa. Gözlerinde eser yok yaşlardan, belli, akıtıvermiş içerisine bilinmeyen bir yerlerinin.
Yalnız. Oracıkta bir çocuk. Yalnızlığının çaresizliğini bilmeyecek yaşta henüz oysaki. Etrafına bakınmakta. Kimi görmek istediğini besbelli henüz kendi de bilmemekte.
Kalkıyor tren raylarının yanındaki tümsekten, atlamayı deniyor; ufacık bedeni karşısında kendine çok büyük [...]

Haziran 21 2009 | Posted in Edebiyat, Melek, Yazar, Öykü | Read More »

Yamalı Hayat, Savaş ÇELİKER

Yamalı Hayat, Savaş ÇELİKER

Beş yıldır önümde, daktiloyla yazılmış 39 sayfalık bir uzun öykü, ya da kısa bir roman duruyordu. Bu romanı ben, 1995 yılında Amasya Hapishanesindeyken yazmıştım. 21 yaşındaydım o zaman.
İçerde yazarak dışarıya çıkartabildiğim diğer kısa öykülerimin ve şiirlerimin çoğunu bilgisayara geçmiştim. Ama bu 39 sayfalık roman gözümü korkutuyordu. Zaten bilgisayarda hızlı yazabilen biri de değilim. Yıllar sonra [...]

Haziran 19 2009 | Posted in Edebiyat, Savaş Çeliker, Yazar, Öykü | Read More »

Kurtarıcı Aşk – Olca BAL

Kurtarıcı Aşk – Olca BAL

Mehmet hakkında anlatılanlara inanmadığımdan yaşadığı şehre

Haziran 14 2009 | Posted in Edebiyat, Olca Bal, Yazar, Öykü | Read More »

Hiç ayrılmadık sizinle

Hiç ayrılmadık sizinle

Biz hiç ayrılmadık sizinle. Nasıl ki hiç birleşmediysek ayrılmadık öylesine işte. Elleriniz hiç gitmedi üzerimden. Üşüdüm örttü açıkta kalan omuzlarımı. Ağladım sildi pınarlarımdaki yaşlarımı. Siz biraz daha uzundunuz benden. Sadece görmem imkansızdı gözlerinizi.
Ne zaman bakmaya kalksam yakalıyamazdım gözbebeklerinizi. Siz görürdünüz beni ne zaman gülsem. İşte bu derdiniz. Benim kadınım. Utanırdım. Biraz mahcup. Eğerdim kirpiklerimi yere. [...]

Haziran 11 2009 | Posted in Edebiyat, Öykü | Read More »

GÜN – Yetkin Öz

GÜN – Yetkin Öz

Bahar son demlerinde… Güneş, tüm sevecenliği ile en ücra hücremi renklendirmekle meşgul. Mahallemin en sevdiğim yerinde, sokağı köşeleyen kahvenin, üzeri sarmaşık ve asma ile örtülmüş sedirinde, içlerindeki huzuru masaya sermiş birkaç ihtiyarı dinliyorum büyük bir keyifle. Yanı başımdaki erik ağacının meyveleri karşımdaki ihtiyarın teni gibi sarardım, sararıyorum demekte.
Vücudumu geriye atarak ve tüm eklemlerin arasını olabildiğince [...]

Mayıs 29 2009 | Posted in Edebiyat, Öykü | Read More »