Kürt Meselesine Esaslı Bir Çözüm

Aralık 18, 2009 by Genelce/  
Filed under Edebiyat, Said Veroj, Yazar, Yorum

Kürt Meselesini Esaslı Bir Çözüme Kavuşturmak İçin Yakın ve Orta Vadede Atılması Gereken Öncelikli Adımlar.
Seîd VEROJ (Araştırmacı ve BÎR dergisi editörü)

  • Share/Bookmark

Çinliler, Türkler, Kürtler…

Aralık 12, 2009 by Genelce/  
Filed under Edebiyat, Yorum

Yaşananlar korkunç.

  • Share/Bookmark

Özgür Medya Ne Yapmak İstiyor?

Eylül 15, 2009 by Genelce/  
Filed under Edebiyat, Haber, Politika, Yorum

özgurmedyaAylar önce kişiliğine, görüş ve düşüncelerine değer verdiğim Özgür Medya (org) sitesi yazarlarından Ali İhsan Sağmen yoldaşın, tavsiyesi ve kişisel girişimi aracılığıyla ben de bu sitede yazmaya başlamıştım. O nedenle siteyi tanımam, kimler yönetimdedir bilmem. Sadece birkaç arkadaşla e-mail yoluyla sohbet niteliğinde iletişimlerimiz olmuştu.

  • Share/Bookmark

29 Yıl Sonra 12 Eylül

Eylül 15, 2009 by Genelce/  
Filed under Edebiyat, Engin Erkiner, Yazar, Yorum

Engin Erkiner

  • Share/Bookmark

İSTANBUL AYAMAMA VE TANRI

Eylül 15, 2009 by Genelce/  
Filed under A.İhsan Sagmen, Edebiyat, Yazar, Yorum

selAlışkanlıktan mı nedir bilmiyorum, ama, hep söyleriz, Allah Allah, ya da aman yarabbi ! bu çocukluktan kalma, hayret be! Der gibi bir anlam taşıyor ve de Tanrının ne hikmetleri varmış meğer de biz bunları bilmiyormuşuz, işte o nedenle de hep doğa olayı olsun, insanın yaptığı bir eylem olsun veya iş olsun, sıra dışı, olağan üstü ise hemen hayretlerimizi dile getiririz.

  • Share/Bookmark

Güneşi Gördüm, İhsan Sağmen

Ağustos 23, 2009 by Genelce/  
Filed under A.İhsan Sagmen, Edebiyat, Yazar, Yorum

gunesi-gordumMahsun Kırmızıgül’ün yarattığı ‘Güneşi Gördüm’ filmi, sanat ve sinema edebiyatı açısından değerlendirmeye değer bir yapıt olduğuna inanıyorum. Eksikliklere, olanakların tam kullanılamamasına rağmen, istendiğinde iyi bir açılım yapılabileceğini göstermektedir.

  • Share/Bookmark

ANADİL EĞİTİMİ (Mustafa Kaplan)

Mayıs 10, 2009 by Genelce/  
Filed under Edebiyat, Mustafa Kaplan, Yazar, Yorum

gezgic_egitimProvakatif bir cümle ile yazıma başlamak istiyorum. O da şudur. Anadil eğitimi Türkiyenin egemenliğinde olan Kuzey Kürdistanın durumuna uygun düşmeyen bir eğitm durumudur. Pratikte yaşam bulmasının imkanları yoktur. Bunun arkasında duran düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Anadil eğitiminin pratikte yaşam bulduğu ülkeler genelliklen Batı Avrupa ve Amerika
ülkeleridir. Bu ülkelerdeki alıcı veya konunun muhatapları olan kesimler, ülkesini her hangi bir nedenle terk etmiş halk kesimleri veya ulusal guruplar için, geçerli bir eğitimdir. Ülkesinden ayrılma durumu, ekonomik olablir ki türkler öyledir. Politik olabilinir,örneğin kürtler,şilliler süryaniler böyledir. Sürgün edilmişler olunabilinir ki ermeniler böyledir.Ve daha çok ulusal ve etnik guruplar sıralanılabilinir. Burda ortaya çıkan temel payda ülkesinin dışına herhangi bir nedenle ayrı düşmüş olan halk veya ulusal guruplar için ’anadil eğitimi’ söz konusudur.
Anadil eğitiminin yaşam bulduğu ülkelerde bu eğtim şekli tümden beledyelerin rızasına bırakılmıştır. Son zamanlara kadar tümden parasızdı. Bazı ülkelerde hala parasız olarak yürütülmektedir. Bu eğtim şekline kimler katılabilinir? İlköğretime giden öğrenciler 7 ile 16 yaş gurubunda olan öğrenciler içindir. Ve belli bir bir öğrenci sayısı ile sınırlıdır. Ülkeden ülkeye bu sayı farklılık gösterebilinir. Kısaca her sınıf açılımı için belli bir öğrenci sayısını tuturmak lazım.Danimarkada bu sayı geçen seneye kadar 12 öğrenci ile sırlandırılmıştı. Bu sene bu sayı 16 gibi bir sayıya yükseltildi. Artı 1. ve 5. sınıfa kadar olan yaş gurupları için parasız geri kalan yaş guruplar için ise yıllık bir miktar para ödeyerek, bu anadil eğitiminden yararlanabilinir.
Anadil eğitimi bu ülkelerde tümden ailenin rızasına bağlıdır.Yani herhangi bir şekilde zorunlu bir eğitim şekli değildir. Bu iş için bir başvuru formu vardır. Bu form doldurularak yetkili organlara anadil eğitimi için başvurulur. Bu sayı tuturulunca sınıf açılır ve organizasyonu yetkili organlar düzenler. Öğretmen atama veya öğrenci için harcanacak ödeneği bu kurum üstlenir ve düzenler.
Anadil eğitimi normal okul saatlerinin bitiminden sonra başlar. Yani öğrenci günlük okul programını tamamladıktan sonra,anadil eğitimine zaman bulur. Çoğu dönemde iki durum birbiri ile kesişir ve öğrenci zorunlu olarak anadil eğitimini bırakmak zorunda kalır.Kısaca anadil eğitimi normal okul programının dışındadır.Ve zorunlu değildir.
Son bir nokta olarak olarak ’anadil eğitimi’ ve ’eğitm dili’ birbirinden farklı iki ayrı şeylerdir.Anadil eğitimi dilin sınırlı bir kısmını kapsar. Yani dilin beli bazı alanlarını kapsar. Okuma- yazma- anlama ve de bazı dilbilgisi kuralları olarak sıralanabilinir.Ve yaş hadı bulunmaktadır, kısaca ilk öğretim sevyesindedir.Yani 7 ile 16 yaş gurubunu içine almaktadır.
Ama eğtim dili hayatın tüm alanlarını kapsar.Dilden tutun diyer bütün mesleki dil guruplarını kapsar.(Tıptan……Bedeneğitimine kadar alanı kapsar) Kısaca Türkçe Türkiyede bir eğitim dilidir.Ama türkçe Avrupanın herhangi bir ülkesinde anadil eğitimi çerçevesinde ele alınmaktadır.Bunun yanında ’yabancı dil’ diye bir olguda vardır. Bu bildiğimiz ingilizce-fransızca-ispanyolca-almanca vb.dillerdir. Bu diller günlük ders programında yer alır. Anadil eğitiminden apayrı bir statudedir. Kısaca üç kategoride toplarasak eğitim dili (resmi dil) bunun içinde yabancı dil ve bunun dışında ele alınan anadil eğitimi dili olarak kısaca özeleyebiliz.
Yukardki tesbitlerden hareketle ’anadil eğitimi’ niye kürt tolumuna uymadığını şöyle nokta nokta sıralıyabiliriz.
Kürtler bu coğrafyanın kadim halklarındandır.Ve başka bir taraftan buraya ne sürülmüş ve göç etmemiş. Coğrafyanın egemen dilidir.Ve çoğunluğu teşkil etmektedir.
Kürtçe ailenin rızasına bırakılmadan, coğrafyanın zorunlu bir eğtim dili olmalıdır.
Biliyorum bu koşulların oluşması için hala çok zamana ihtıyaç vardır.Hem politik ve tekniki olarak daha çok şeyin olgunlaşması lazım.Bu böyledir diye konu ile ilgili düşünce başka bir zamana ertelenmemeli. Ve ’anadil eğitimin’ içi doldurulmalı, boş bir Sologan olmaktan kurtarılmalı. Dikkat ederseniz eğer anadil eğitimi Kürdistan için uygun görülürse, ve Avrupada ki gibi bir statü verilirse korkum odur ki, kürtler kendi ülkesinde bir azınlık veya etnik bir gurup olma durumuyla karşı karşıya kalır. Kürtçenin kürdistandaki konumu bu olamamalı.Sırf beli bir yaş gurubunu kapsamamalı,ve yalnızca kürt dilinin yazım-okuma-anlama ve bazı dil kuralları ile sınırlandırılmamalı.
Toplumsal hayatın tüm alanlarını kapsamalı. İşte bunun için, bu konunun içini iyi doldurmak gerekir. Kürtçeye yakışır bir statü kazandırılmalı.Buda bölge dili olmakla mümkündür. Yani kısaca temel eğitim dili kürtçe olmalı ve tüm yaşamın alanların kapsamalı. Ve türkçe ile eşit bir statüya kavuşturulmalı..Bunun örnekleri mevcuttur.
Örneğin Belçika ve İsviçre gösterileblir. Ve kürtçe kürdistan bölgesinde resmi bir dil statüsünda olmalıdır.İkinci bir örnek Güney Kürdistanda resmi dil veya eğtim dili tümden kürtçedir bunun yanında arapça ikincil dil veya yabancı dil statüsündedir.
Anadil eğitimi bu ülkelerde(Batı AvrupaÜlkeleri) bir politik istemin sonucunda ortaya çıkmamış. Eğitm uzmanları, anadil eğitiminin temel dilin(Ülke veya resmi dil) öğrenmesini kolaylatırıc bir etkide bulunacağını savunmaları sonucu alınmış bir karardır.(bu hala bir tez olarak bazı eğitim uzmanları tarafında savunulmaktadır.)
Kısaca politik bir mücadele sonucu alınmış bir karar değildir.Yani anayasada bu hak, hiç bir güvenceye bağlanmamıştır. Yerel yönetimlerin insiyatifindedir.Dönem dönem yürürlüğe konuluyor, dönem dönem yürülükten kaldırılıyor. Ama Türkiyede ciddi bir politik istemdir. Bunun anayasl bir statuya kavuşturulması gereken bir konudur. Yani keyfiyetten uzak olmalı.
Türkçe ile eşit dil statusuna çıkartılmalı.
Diyer önemli olan bir konuda bilindiği gibi, Kürdistandaki toplumsal yapı homojen de-ğildir,değişik etnik guruplar yaşamaktadır.Bunların anadil eğitimindeki yerleri nasıl o-lacak? Yukarda anlatılanların ışığından hareketle anadil eğitimi tümden kürdistan da yaşayan azılıklar için uygundur. Yani temel eğitm dilinin yanında kendi anadilini geliştiri-cı bir eğitim görmeli.Örnek olsun diye veriyorum,Danimarkada anadil eğitimi 1. sınıftan
9. sınıfa kadar olan öğreciler için anadil eğitimi haftada 3 saat olmak üzere verilir.Ülkeden ülkeye farklılık gösrerebilir.Bütün ulusal guruplar ve diyer etnik guruplar için geçerlidir.
Burda kürt dili ve türkçe aynı haklara sahiptir.Ve eşittir.
Sonuç olarak anadil eğitimi metropollere göçetmiş kürtler ve diyer azınlıklar için makul
bir eğitim şeklidir. Ama yukarda belirtilen noktalardan hareketle, bu tür eğitim şekli Kürdistanın toplumsal yapısına uygun değildir. Her bir noktada çok detaylı açılanıbilinir.
Yazının amacı şu anda bu değildir. Daha çok bu tür eğitim şeklinin pratik yaşamda ki zorluklarnı tesbit etmek ve bu noktalara dikkat çekmektir.Şimdi siz okuyucu ve politik mücadele veren kesimlere soruyorum, böyle bir anadil eğitimi mi istediğiniz? Yoksa ne?
Mustafa Kaplan
København
05-02-09

  • Share/Bookmark