Ankara Anlaşması pazarı…
Türkiye vatandaşlarına İngiltere’de ticaret ve oturum statüsü sağlayan ve kamuyounda Ankara Anlaşması olarak bilinen uygulama yeni bir ticari pazar yarattı.
The Economist’ten Türkiye analizi
İngiliz The Economist dergisi, son zamanlarda Türkiye’nin Batı’ya karşı tutumuna yönelik bir değerlendirmede bulundu.
İngiliz Economist dergisi, “İsrail ile ilişkilerini kesmesinin Türkiye’ye pahalıya mal olabileceği” yorumunu yaparak, “Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununu tek başına çözecek durumda olmadığını” yazdı.
Yeni küresel krizin başlangıcı
Yeni küresel krizin başlangıcı Yunanistan mı olacak? Avrupa dahil bütün dünya bu soruya cevap ararken, AB ve IMF’nin 110 milyar avroluk kurtarma paketinin de Yunanistan’ı kurtarmaya yetmeyeceği düşüncesi kesinlik kazanmaya başladı. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, “Bu paketle aslında biz kendimizi kurtarmaya çalışıyoruz” diyerek, bir anlamda Yunanistan’daki ümitsizliği ortaya koydu. Ancak, Barroso’nun bu iyimserliğine karşı yeni korku senaryosu uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s’ten geldi. Moody’s, “Borç krizi Avrupa’yı sarıyor” dedi.
Yunanistan’da Kriz / Engin Erkiner
Mart 2, 2010 by Genelce/
Filed under Ekonomi, Engin Erkiner, Haber, Yazar
Yunanistan’nın ekonomik durumu günlerden beri Almanya basınında ilk sayfaları işgal ediyor. Bazı gazeteler analizler yayınlarken, bazıları da “nedir bu domuzlardan çektiğimiz!” başlıklı yorumlar yayınlıyorlar. PİGS yani domuzlar şu ülkelerin baş harflerinden oluşuyor: Portugal (Portekiz), İtaly (İtalya), Greece (Yunanistan) ve Spain (İspanya).
Ucuzluk, Timur EKİNGEN
Dünyanın en pahalı kentlerinden birisi olan Londra’nın merkezinde bulunan New Bond Street dünyanın en pahalı caddesi olarak biliniyor. Kiraların astronomik derecede yüksek olduğu caddede bulunan işyerlerinin çoğunluğu giyim mağazalarından oluşuyor. Bu caddenin hemen dibinde yer alan ve bir gömlek için 2 sterlin, bir kaban için sadece 5 sterlin ödeyeceğiniz Primark mağazası son aylarda bölgenin en gözde alışveriş merkezi durumunda. ‘En pahalı’ caddenin dibindeki bu ‘en ucuz’ mağaza, sadece Londra’nın değil bütün İngiltere’de tüketicilerin ekonomik krizle birlikte alışveriş tercihlerinin nasıl alt üst olduğunun en iyi göstergelerinden birisi. Türkiyede’ki pazar yerlerini andıran ürün çeşitleri ve fiyatları ile oldukça popüler hale gelen Primark, her gün 7’den 70’e binlerce insanı reyonlarına çekiyor.
Alkollü içkide üretici sayısı da üretim de artıyor
Bir yılda yaklaşık rakamlarla 925 milyon litre bira, 45 milyon litre rakı, 38 milyon litre şarap, 9 milyon litre votka tüketiyoruz.
Alman ekonomisine gurbetçiler hayat veriyor
Ekonomik durgunluktan etkilenen Almanya’da Türkiyeli girişimcilerin potansiyelleri giderek artıyor. 2008 verilerine göre ülkede 72 bin Türkiyeli girişimci bulunuyor.
Onlar kapanıyor, biz açıyoruz
İngiltere ekonomisini sarsan ekonomik kriz etkisini giderek artırırken Türkiyeli girişimciler Londra ekonomisinin en önemli dinamiklerinden birisi haline geliyor. Aralarında büyük zincirlerin de bulunduğu binlerce işyeri kapanırken girişimcilerimiz onlarca yeni işyerini faaliyete koydu.
Başta Londra olmak üzere Britanya’nın hemen her bölgesine yayılan Türk işletmelerinin sayısı ekonomik durgunluğa rağmen artış göstermeye devam ediyor. Türkçe yayınlanan Olay, Toplum Postası, Telgraf, Haber gibi gazetelerin arşivlerine göre, global krizin hissedilmeye başladığı Ağustos ayından Aralık ayına kadar geçen sürede onlarca yeni Türk işletmesi açıldı. Süpermarketlerden restoranlara, emlak acentelerinden mobilyacılara farklı sektörlerde faaliyet gösteren bu işletmelerin kuruluşunda, kriz dönemine karşın on binlerce sterlin harcanıyor. Bankaların kredi koşullarını zorlaştırdıkları bir dönemde biçimde artan işletmelerin en çok faaliyet gösterdiği alan süpermarket işletmeciliği. Londra ve ülke genelindeki sayıları kesin olarak bilinmemekle birlikte 800 ila 1000 arasında olduğu tahmin edilen küçük ve orta ölçekli işyerlerinin önemli bir bölümü off-license olarak tanımlanıyor. Alkol ve tütün mamülleri satma lisansına sahip olan bu işletmelerin bir kısmı sebze-meyveden unlu mamullere binlerce kalem ürün satan işyerleri…
İngiltere global krizden en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor. On binlerce insan işini kaybetti.‘The Centre for Economic and Business Research (CEBR)’ verilerine göre özel sektörde 300 bin dolayında çalışan, önümüzdeki 6 ayda işini kaybedecek. Kuruluş 2010 yılına kadar işsiz sayısının 3,3 milyonu bulacağını tahmin ediyor.
Ülkenin en büyük mortgage bankası HBOS kapanmaktan, bizzat Başbakanın devreye girdiği bir operasyon sonucu Lloyds TSB’ye satılarak kurtuldu.
Federation of Small Businesses (FSB) her gün ortalama 60 küçük ve orta ölçekli işletmenin kapandığını ve iflasların perakende tüketiminin en yüksek olduğu Christmas döneminin ardından hızlanacağını duyurdu. Hükümet firmaların içinde bulunduğu durumdan kurtulmalarına yardımcı olmak için, 1 milyar sterlinlik bir paket hazırladı.
İngiltere’nin en büyük mağaza zincirlerinden Woolworths’un yönetimi kayyuma devredilirken 800’ün üzerinde mağazanın kapanmaya hazırlanıyor; 27 bin dolayında çalışanın işsiz kalması bekleniyor.
Ülkenin en büyük mobilya zincirlerinden MFI 111 şubesi ile kapanırken, 300’ün üzerinde şubesi ile müzik-dvd mağazası Zavvi’nin de aralarında olduğu onlarca ulusal ve bölgesel perakende zincirinin kapanma hazırlığında olduğu açıklanıyor. 2008 yılında 3,000’den fazla firma Woolworths ve MFI ile aynı kaderi paylaşırken yeni yılın perakende sektörü için oldukça kritik geçeceği görülüyor.
Ve İngiltere ekonomisi, Maliye Bakanının nitelendirmesi ile ‘son 60 yılın en kötü ekonomik krizini’ yaşamaya hazırlanıyor.
İngiliz ekonomisinde bütün bu olumsuz gelişmeler yaşanırken, ülke ekonomisindeki varlıkları farkedilmeyen ya da görmezden gelinen Türkçe konuşan toplumun ekonomisinde ilginç hareketlilikler yaşanıyor.
Başta Londra olmak üzere Britanya’nın hemen her bölgesine yayılan Türk işletmelerinin sayısı ekonomik durgunluğa rağmen artış göstermeye devam ediyor. Türkçe yayınlanan Olay, Toplum Postası, Telgraf, Haber gibi gazetelerin arşivlerine göre, global krizin hissedilmeye başladığı Ağustos ayından Aralık ayına kadar geçen sürede onlarca yeni Türk işletmesi açıldı. Süpermarketlerden restoranlara, emlak acentelerinden mobilyacılara farklı sektörlerde faaliyet gösteren bu işletmelerin kuruluşunda, kriz dönemine karşın on binlerce sterlin harcanıyor. Bankaların kredi koşullarını zorlaştırdıkları bir dönemde biçimde artan işletmelerin en çok faaliyet gösterdiği alan süpermarket işletmeciliği. Londra ve ülke genelindeki sayıları kesin olarak bilinmemekle birlikte 800 ila 1000 arasında olduğu tahmin edilen küçük ve orta ölçekli işyerlerinin önemli bir bölümü off-license olarak tanımlanıyor. Alkol ve tütün mamülleri satma lisansına sahip olan bu işletmelerin bir kısmı sebze-meyveden unlu mamullere binlerce kalem ürün satan işyerleri…
Ekonomik krize yeni işletmelerle karşı koymak
Peki ekonomideki bütün olumsuz göstergelere, karşın Türkiyeli girişimcilerin önemli sayıda işletme açmaları nasıl yorumlanabilir?
İşletme sahipleri ve çeşitli sektör temsilcilerine göre, özellikle market işletmeciliğine yönelinmesinin en önemli nedeni alternatifsizlik… Yeni işletmelerin sahipleri, ekonomik durgunluğa karşın çalışmak zorunda olduklarını belirterek, market işletmeciliği gibi fazla kalifikasyona gerek duyulmayan işleri tercih ediyorlar. Başka işletmelerde çalışmaktansa kendi işlerini yapmak isteyen Türkiyeli göçmenler, çeşitli işletmelerde kısa süreli deneyim kazandıktan sonra, benzer iş kollarında kendi işyerlerini açıyorlar.
Örneğin Türk girişimcilerin İngilizlerin daha çok ‘convenience store’ dedikleri küçük ölçekli marketlere ve restoran-cafe türü işletmelere ilgisi 90’lı yıllarda başlıyor. Uzunca bir süre Türkiye ve Kıbrıslı göçmenlerin en çok istihdam edildiği konfeksiyon atölyelerinin kapanması ile binlerce kişi işsiz kalıyor. O döneme kadar önemli birikimler elde eden insanlar, kaybettikleri işlerinin yerine yenisini koyabilmek için farklı iş alanlarını denediler. Almanya gibi diğer Türkiyeli göçmenleri takip eden binlerce insan benzer döner-kebap restoranları açmaya ve Türkiye’deki bakkallara benzeyen marketler kurmaya başlıyor. Bugün binlerce girişimcimiz İngiltere’nin her bölgesinde sayıları binlerle ifade edilen market, restoran ve cafelerde faaliyet gösteriyor.
İyi İngilizce ve fazla ticari ilişki gerektirmeyen gıda sektöründeki bu işletmeler, dünyanın en çok tüketim yapılan ülkelerinden birisi olan İngiltere’de her gün binlerce insanı çeken ticari işletmelere dönüştüler. Söz konusu işletmelerin kazanmaya başlaması ise, her gün daha çok Türkiyeli göçmenin bu alana yönelmesine yol açtı.
Öte yandan, başlarda bazı girişimciler, açtıkları işletmeleri, kar sağlayacak bir ciroya ulaştırdıktan sonra başka girişimcilere satıp ardından yenilerini açmaya giriştiler.
Bu dönemde, yüzlerce Türkiyeli göçmen gıda işletmeciliğine soyundu. Bu durumda iş arayışı kadar, çoğunlukla Maraş, Kayseri ve Sivas gibi bölgelerden İngiltere’ye göç eden Türklerin hemşerilik ilişkileri de bir hayli etkiliydi. Uzun saatler çalışmayı göze alan, eş – dosttan sağlanan paralarla sermaye oluşturan çok sayıda insan, aile işletmelerine dönüşen dükkanlarda ticaret yapmayı tercih ettiler.
Türkiye ve Kıbrıslı göçmenlerin yoğun olarak yaşadıkları semtler, hali hazırda başka işletmelerin faaliyet gösterdiği bölgeler, işlek bir Türk marketinin hemen yanındaki boş dükkan ya da Tesco gibi süpermarket zincirinin hemen karşısı, ara sokaklar, merkezi caddeler, ücra kasabalar…akla gelebilecek pek çok yer bugün girişimcilerimizin açtıkları işyerlerine ev sahipliği yapıyor…
Faizlerin Düşmesi Japonları Üzüyor.
Mart 9, 2009 by Genelce/
Filed under Ekonomi, Haber, Timur Ekingen, Yazar
Türkiye, Merkez Bankası’nın son faiz indirimleri ile dünya ülkeleri içerisinde en yüksek faiz oranına sahip üçüncü ülke oldu. Faizlerin düşmesi ucuz Japon yeni borçlanıp yüksek faizle Türk lirasına yatıran Japon yatırımcıları tedirgin ediyor.
Krizin Faturası Göçmen İşçilere-Timur EKİNGEN
Mart 9, 2009 by Genelce/
Filed under Ekonomi, Haber, Timur Ekingen, Yazar
İngiltere’de giderek derinleşen ekonomik kriz bir göçmen krizine dönüşüyor. Her gün binlercesinin eklendiği işsiz sayısı 2 milyonu geçerken, tabloid basın ve çeşitli çevrelerin göçmen işçilere yönelik tepkileri artıyor.
Dubaililer İngilterede Türk firmalarına yatırım yapıyor
Şubat 19, 2009 by Genelce/
Filed under Ekonomi, Haber, Timur Ekingen, Yazar
Dubaili yatırımcılar İngiltere’de bulunan etnik pazara farklı alanlarda yatırım yapmaya başladı. Türk gıda perakendeciliği ve helal gıda alanında önemli yatırımlar yapan firmalar özellikle Türk işletmelerini önemli bir yatırım potansiyeli olarak görüyor… Read more
Gurbetçilerden memlekete para köprüsü-Timur Ekingen
60’lı yıllardan bu yana yurtdışına göç eden Türk vatandaşları, birikimleri ile Türkiye ekonomisine milyarlarca dolarlık girdi sağladı; ancak son bir kaç yıldır para transferlerinde düşüş var; rakamlarla gurbetçilerin Türkiye’ye para transferleri…
Ekonomik Kriz Rusya’daki Türkleri Vurdu(Hasan Yılmaz)
Küresel krizle başlayan kriz bankaları işletmeleri derken şimdi rusya’da çalışan Türk işçilerini vurdu. Rusya’da ihale alan Türk şirketleri Rus hükümetinin ödenekleri dondurmasından dolayı ödeme alamadıklarından işçilerede üç aydır dalga dalga maaş ödeyemeyecek duruma geldi.
Yaklaşık 20.000 işçi krizden dolayı yurda dönüş yaptı ve türkiye’de ki işsizler kafilesine katıldı. Hiçbir konuda önlem alınmamış ülkemizde bu dönüş yapan işçiler nekadar geçinecek. Henüz birçoğu çalıştıkları şirketlerin hışmına uğrayıp paralarını bile alamadı.
Dile kolay tam tamına 20.000 işçi döndü ve bir bukadarı daha yurda dönüş yolunda. İşte ozaman kriz kendini ülkemizde iyiden iyiye gösterecektir. İlgili kurum ve kuruluşlara duyrulur.
Hasan Yılmaz
Mersin’in Dünyaya Açılan İhracat Kapısı:Arbel
Aralık 22, 2008 by Genelce/
Filed under Ekonomi, Haber, Timur Ekingen, Yazar
1960’lı yıllarda Mardin’den ailesi ile birlikte Mersin’e göç eden İbrahim Arslan, hiç kuşkusuz geleceklerine yatırım yaptığı çocuklarının dünyanın dört bir yanına ayak basacaklarını kestiremezdi.
Arslan ailesi, Türk siyasi tarihinin son ve en etkili darbesinin arifesinde kurdukları Arbel firması ile, baba İbrahim Arslan’la başlayan ticaret serüvenlerini, bugün Türkiye’den ABD’ye, Kırgızistan’dan Kanada’ya onlarca ülkeye yaymış durumda.
1980 yılında Arbel ismi ile şirketleşerek ticari faaliyetlerini kurumsallaştıran Arslan ailesi, artık bakliyat pazarının uluslararası oyuncularından birisi. Çeşitli ülkelerdeki 12 fabrikası, 60 milyon dolarlık ihracatı ve yıllık 500 milyon dolarlık ticaret hacmi ile Türkiye’nin en önemli kuruluşlarından birisi.
Türkiye’de 7, Kanada’da 4 ve ABD’de 1 olmak üzere toplam 12 fabrikası bulunan Arbel, yaklaşık 500 milyon dolarlık ciroya sahip. 20 yıldır Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç gibi kuruluşların da gıda ve acil malzeme tedarikçisi olan firma, ağırlıklı Afrika ve Güney Amerika olmak üzere 50 dolayında ülkeye ihracat yapıyor.
Geçen yıl 60 milyon doları aşan ihracat gerçekleştiren Mersin merkezli firma, Türkiye genelindeki fabrikalarında 1500’ü aşkın insana iş olanağı sunuyor.













































